Mağara Hikayesi

Mağara
Tweet Paylaş Plus Pinterest
Saatlerdir bu mağarada sürünüyordum. Kayalar birbirine o kadar yakındı ki sırtım, bacaklarım taşlara sürtünüyordu ve her yerimde yaralar oluşuyordu. Durumu kötüleştiren sadece mağaranın darlığı değil, aynı zamanda karanlığıydı. Hiçbir şey görmüyordum, ellerimle yolu anlamaya çalışıyordum, bazen şansıma yol dümdüz oluyordu ama bazen de mağara ani bir dönüş yapıyor ve ben önümü görmediğim için başımı taşlara çarpıyordum. Sanırım tüm vücudumdan kanlar akıyordu ama artık ben bunları hissedemiyordum. Ne zaman buraya gelmiştim, ne zaman bu dar, bu karanlık mağarada ilerlemeye başlamıştım bilmiyordum.
 
Gideceğim yolu göremediğim gibi geldiğim yolu da göremiyordum. Ama gene de şuursuzca ilerlemeye devam ediyordum. Belki bir çıkış yolu vardır diye düşünüyordum. Bir çıkış yolu olmalıydı buradan. Bu mağaranın bir sonu olmalıydı. İlerliyorum. Mağara giderek darlaştı. Eskiden kollarımı oynatabiliyordum şimdi ise sadece omuz hareketleriyle ve ayak bileğimi ileri geri oynatarak hareket edebiliyorum. İlerde belki de burada tamamen sıkışıp kalacağım. Hiç bu kadar zor hareket etmemiştim. Sanırım sona yaklaşıyorum. İstediğim sona değil, korktuğum, inkar ettiğim, kaçınılmaz sona yaklaşıyorum.
 
Nefes sesleri duydum, kendi nefesim değildi, karşımda biri vardı sanki. Ellerimi uzatabildiğim kadar uzattım. Bir şeyler elliyordum. Sanki birinin yüzünü elliyordum. Sonra biri de benim yüzümü ellemeye başladı. Kollarımız daracık alanda çarpışıyordu. Karşımda biri vardı, canlı biri, bir insan belki de bir hayvan. ‘’Kimsin?‘’ diye sordum. ‘’Kimsin?’’ diye sordu. Bir insan, benim gibi biri! Aynı mağaradaydık. ‘’Ne işin var burada?‘’ diye sordum. ‘’Ne işin var burada?’’ diye sordu. ‘’Saatlerdir burada ilerliyorum, geri dönmelisin arkada çıkış yok‘’ dedim.
 
Dediklerimi tekrarladı. ‘’Bana niye inanmıyorsun’’ dedim ‘’Yok işte çıkış falan, arkamda‘’. ‘’Asıl benim geldiğim yerde çıkış yok’’ dedi ‘’İleride çıkış olmalı, çekil de kurtulayım buradan‘’. Sinirlenmeye başladım. ‘’Ben oraya geri dönmem’’ dedim ‘’Çıkış yolu senin geldiğin yerde’’ Karşımdaki ‘’Hayır değil‘’ dedi. Geri gitmeyecektim ve eminim ki o da geri gitmeyecekti. Gitmedi de, saatlerce karanlık mağaranın bu en dar kısmında sıkışıp kaldık. Hiç konuşmadık. Kurtuluşumu engelleyen kişiyle konuşmak istemiyordum. Eminim o da böyle düşünüyordu. Sonra bir ara benimle aynı kaderi paylaşan kişinin kim olduğunu öğrenmek istedim. ‘’Kimsin?‘’ diye tekrar sordum. Adımı söyledi. Soyadımı söyledi. Kendimle karşı karşıyaydım ve bu mağarada sıkışıp kalmıştım.

Rastgele Hikayeler

Yeni Hikayeler

Metin Reklamları