Doğu Cephesi'nin açılışı, Kurtuluş Savaşı'nın seyrini değiştiren kritik bir adım olarak tarih sahnesinde yer alır. Bu stratejik hamle, hem askeri hazırlıkların en üst düzeye çıkarılması hem de bölgedeki tehditlerin önlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlk askeri başarıyı elde etme potansiyeli taşıyan bu cephe, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesindeki önemli bir dönüm noktasıdır.


Reklam Alanı

Bu Yazımızda Neler Bulacaksınız ? Göster

İlk açılan cephe neden Doğu Cephesi?

Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcında, Doğu Cephesi'nin açılması, stratejik bir gereklilik olarak öne çıkmıştır. Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin ilk adımlarından biri olan bu cephe, askeri güçlerin en hazır olduğu, bölgedeki tehditlerin acil olarak bertaraf edilmesi gereken bir alan olarak belirmiştir. Aynı zamanda, bu hamle, uluslararası alanda kazanılan ilk siyasi başarıların da temelini oluşturmuştur.

Kurtuluş Savaşı'nda ilk askeri başarının ve kesin sınır çözümünün burada aranmasının birkaç temel sebebi vardır:

  • En Hazır Kuvvet: Batı’da düzenli ordu henüz kurulma aşamasındayken ve Güney’de yerel çetelerle (Kuvayı Milliye) direniş gösterilirken, Doğu’da Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu Osmanlı’dan kalan tek düzenli ve terhis edilmemiş orduydu.
  • Ermeni Faaliyetleri: Sevr Antlaşması ile kurulması planlanan "Büyük Ermenistan" hayaline karşı acil bir önlem alınması gerekiyordu. Bölgedeki Türk halkına yönelik saldırılar, askeri müdahaleyi zorunlu kıldı.
  • Güvenli Arka Bahçe: Ankara hükümeti, Milli Mücadele’nin asıl yükünü Batı Cephesi’nde çekeceğini biliyordu. Doğu’daki tehlikeyi bertaraf edip sırtını sağlama almak ve oradaki birlikleri Batı’ya kaydırabilmek için bu cephenin hızla kapatılması gerekiyordu.
  • Sovyet Yardımı: Rusya’dan gelecek silah ve para yardımlarının ulaşabilmesi için Doğu koridorunun kontrol altına alınması stratejik bir zorunluluktu.

Bu hamle sonucunda imzalanan Gümrü Antlaşması , TBMM’nin uluslararası alandaki ilk siyasi zaferi olmuştur.

Reklam Alanı

Diğer Bilgi Rehberi Yazıları
Bilgi Rehberi