Gönül Evinden Taşınanlar Hikayesi

Candan Ünal Hikayeleri-Sevdiğim bir dostum ikiz bebek bekliyor. İki tane nur topu gibi oğlanın teyzesi olmak üzereyim anlayacağınız. Şimdiden heyecan bastı. Daha 4 ayımız var ama hazırlıklar başladı bile.
Gönül Evinden Taşınanlar
Tweet Paylaş Plus Pinterest
Sevdiğim bir dostum ikiz bebek bekliyor. İki tane nur topu gibi oğlanın teyzesi olmak üzereyim anlayacağınız. Şimdiden heyecan bastı. Daha 4 ayımız var ama hazırlıklar başladı bile.
 
Bu akşam size yazımı, üst üste yığılmış koliler içinde, gazete kağıdından siyahlaşmış ellerimle yazıyorum. Şimdi oturdukları eve iki çocukla sığamayacakları için, taşınıyorlar. Eşyaları kolilerken aklıma geldi, oturduğumuz her ev bir gönül aslında. Taşınırken arkamızda ne kadar çok yaşanmışlık bırakıyoruz.
 
Kendi adıma, İstanbul Anadolu Yakası’nın neredeyse her semtinde anılarım var diyebilirim. Sokaklarına geçmişi işlediğim evlerimin hepsini çok sevmiştim. İyisi ve kötüsüyle ne izler kaldıysa evlerde, aslında her ayrıldığım evde bir parçamı bırakmışım.
Geçmiş değerlidir benim için, gelecek kadar önemlidir. Geçmişimden getirdiğim bir sürü hatıram var, kötülerinden aldığım dersleri cebime koyup, geri kalanını atmışım. Gereksiz hamallık yapmadım belleğime yani. Zaten balık burcuyum çabuk unuturum. Tarihleri özellikle, bir de içimi acıtan anıları…
 
Unutmazsak yola devam etmek pek mümkün olmuyor. Sırtınızdaki küfede taşıdığınız her kötü anı, kin, nefret, intikam gibi duygu; yürümeniz gereken yaşam yolunda gereksiz bir ağırlık olmaktan başka işe yaramıyor. Evlerden taşınır gibi geçebilmeli insan yaşam odalarını, işe yaramayan, fuzuli hisleri atıp, yaşadığı acı olaylardan dersler çıkarıp, temiz ve yeni düşünceler, duygular ve umutlarla başlamalı bitirdiği acıların ardından.
 
Yeni taşındığımız evlerde, yeni girdiğimiz kalpler gibi, oturması, tanıması zaman alıyor. Neyi nereye koyacağınıza karar verene kadar aylar geçiyor. Nasıl ki bir ilişkinin tam olarak şekil alması, alışması en az 6 ay sürüyorsa; bir eve yerleşmek de o kadar vakit istiyor.
Dostlarımın bebekleri ve yeni evleri oluyor. Hayat onlar için artık yeniden ve baştan başlıyor. Aslına bakarsanız, hepimiz için öyle değil mi? Her biten ilişkinin ardından, yaşam sil baştan başlamıyor mu? Biten gün gibi, her sabah başka bir gün ışığına uyanıyoruz.
 
Yeni olan şeyler heyecan vericidir. Telaşlı, yorgun ama huzurlu bir heyecan olur, ne zaman hayatımıza yeni bir kişi, olay ya da duygu girse. Ancak yeniliğin göz boyayan heyecanına kaptırırken unutulmaması gereken önemli bir nokta var: Eski!
 
Adı üzerinde eski fakat hatırlanması şart olan, eskinin kendisi değil, bize bıraktığı izler, olgunluklar, yüzümüzdeki kırışıklıklara ödenmiş bedeller ve çıkarılmış derslerdir. Yoksa bit pazarı ruhu ile gönül evimize kiler yapıp, tüm geçmişi orada saklamaya gerek yok. Eskileri atmak lazım! Yaşadıklarınızı sevin, aşklarınızı, dostluklarınızı, hatıralarınızı, üzüntülerinizi, neşelerinizi, ne varsa iyi ve kötü olan sevin. Hepsi bizleri biraz daha eğitmek, ruhumuzu zenginleştirmek, rendelemek, köşelerimizi biraz yumuşatarak olgunlaştırmak için yaşanmıştır.  Yukarıdan hiçbir kuluna, kaldıramayacağı veya ihtiyacı olmayan şeyler gelmez.
 
Güzel, çirkin, doğru, yanlış ne yaşamış olursanız olun, küfenizde gereksiz, size zarar verecek, ruhunuzu kötülüğe sürükleyecek hiçbir şey taşımayın. Derslerinizi alın, başınıza gelenler için diğer insanların suçu varsa, bunu da zamanla affetmeyi kalbinize öğretin. Affetmeyi öğrenmeyen yürekler, hep daha çok dert ve bela ile karşılaşır, ta ki öğreneceği güne kadar. Zor olacak biliyorum ama sevginin mucizesine inanın, kalbinizi temiz tutun. Geçmişinizle barışın, affedin ve bırakın sonsuz boşluğa bütün kötü hisleri, geçmişteki can acılarını, gözyaşlarının hesabını bu sistem mutlaka sorar, siz peşine düşmeyin. Geçmişinizi sevin ki, geleceğiniz de sizi sevsin!..

Rastgele Hikayeler

Yeni Hikayeler

Metin Reklamları